37 İnç Televizyon


Bir gün sarışın kadının biri süslenmiş püslenmiş sokağa çıkmış gidiyor. İlerlerken beyaz eşya satan bir dükkana giriyor. 
Havalı bir şekilde dükkanda biraz turladıktan sonra genç kasiyer yaklaşıp; 
-Şurdaki 37 Ekran Tvnin fiyatını öğrenmek istiyorum. 
Kasiyer; 
-Kusura bakmayın hanımefendi ama sarışınlara satış yapmıyoruz, der.
Bunun üzerine kadın sinirlenir ve dükkanı terkeder. Bir hafta sonra kadın saçlarını siyaha boyatır ve koyu bir makyaş yaparak kendini esmerleştirir. Aynı dükkana gene gelir. Dükkanı yine turlar ve kasiyere sorar; 
-37 ekran Tv satın almak istiyorum. Fiyatı ne durumda acaba? 
Kasiyer; 
-Çok üzgünüm sarışınlara satışımız yoktur.
Kadın bunu duyunca çok sinirlenir ve ayrıca çok merak eder kasiyerin kendisini nasıl tanıdığını. Bu merakla sorar. 
-Beyefendi bu gelişimde saçımı boyattım makyajımı değiştirdim ama siz beni tanıdınız. Nasıl oldu bu?
Kasiyer cevap verir; 

-Çok basit hanımefendi, o baktığınız 37 ekran Tv değil, mikrodalga fırın.

Aptal 3 Sarışın


Üç sarışın, detektif olmak üzere polis teşkilatına müracaat etmişler. Yapılması icap eden bir sürü imtihandan birini idare etmek işi Komiser Kâzım’a düşmüş. Komiser Kâzım birinci kıza beş saniye müddetle bir dosyadan çıkarttığı bir resmi göstermiş ve; 
– ”Söyle kızım bu bir suçlunun resmi, bu adamın bariz ne özelliği var? Bunu ileride nasıl tanırsın?”. 
Kız şöyle bir durmuş ve; 
– ”Çok kolay adam tek gözlü”. 
Komiser Kâzım resme bakmış ve; 
– ”kızım bu resim profilden, yani yandan çekilmiş, tabii tek göz göreceksin”. 
aynı resmi ikinci kıza gösterip aynı suali sormuş ve; 
– ”Bana bak” diye ilave etmiş, ”Doğru dürüst bir cevap ver”. İkinci kız; 
– ”Bu adamı tanımak çok kolay çünkü adamın tek kulağı var”. 
Komiser Kâzım “kızım” diye bağırmış. 
– ”Bu resim profilden dedik ya adamın suratının öbür yanını göremiyoruz, Onun için kaç gözü, kaç kulağı olduğunu bilemeyiz”. Kâzım üçüncü kıza; 
– ”kızım lütfen akıllı bir cevap vermeye çalış, beni çıldırtma bu adamın bariz özelliği nedir, bu adamı ileride nasıl tanırsın?” diye sormuş. 
Kız; 
– ”Bu adam lens takıyor” diye cevap vermiş. 
Komiser Kâzım şaşkın şaşkın resme bakmış, ama adamın lens takıp takmadığını bir türlü anlayamamış. Merak etmiş, adamın dosyasını açıp okumuş, dosyadaki bilğiye göre hakikaten adam lens takıyormuş. Komiser Kâzım üçüncü kıza hayranlık içinde; 
– ”Aferin be kızım doğru bilmişsin, şimdi söyle bakalım bu adamın lens taktığını resimden nasıl anlayabildin?”. 
Kız; 

– ”Çok kolay tek gözlü, tek kulaklı bir adamın gözlük takacak hali yok ya”…

Casinoda Sarışın


CASINODA iki görevli sıkıntıdan patlamış bir şekilde barbut masasında 
dikiliyorlarmış… 
Derken içeri fıstık gibi bir sarışın girmiş, masaya 10 bin dolar koymuş 
veee; ‘ 
Baylar, umarım sizin için sorun olmaz ama, ben çıplakken kendimi daha 
şanslı hissediyorum” diyerek oracıkta çırılçıplak soyunmuş… 
Sonra elindeki zara öpücük kondurmuş ve; ‘ 
‘Haydi tatlım, bana yeni kıyafetler lazım” diye, zarı fırlatmış… 
Ve, ”Evet!.. Evet!.., Kazandım!..” diye, sevinç çığlıkları atarak iki 
adama sarılıp öpmüş, kıyafetlerini toplamış, masadaki bütün paraları almış 
ve koşa koşa gitmiş… 
İki adam da bakakalmışlar… Biri ”vaovv” demiş, ”ne kadındı be… peki kaç atmıştı?” 
Öteki cevap vermiş; ”Bilmeem…” 
KISSADAN HİSSE:

Bütün sarışınlar aptal değildir, ama bütün erkekler erkektir

mühendis ve isletmeci


Günün birinde aynı üniversitede görevli üç işletme uzmanı ile üç mühendis İstanbul’a bir seminer için davet edilmişler. Altı kafadar daha ucuz olacağına inanarak trenle gitmeye karar vermişler. Hep birlikte tren bilet gişesine gitmişler, mühendisler birer tane bilet almış, işletmeciler yalnızca bir bilet alıp trene binmişler. Mühendisler, işletmecilere tek bilet ile nasıl seyahat edeceklerini sorunca;
– Bekleyin göreceksiniz!
Cevabını almışlar. Bir süre sonra kondüktör bilet kontrolü yapmaya başlayınca işletmeciler hep birlikte trenin tuvaletine girmiş ve kapıyı kilitlemişler. Kondüktör bilet kontrolünü bitirip tuvaletin önüne gelmiş ve kapıyı çalmış. Kapı aralanıp içeriden bir bilet uzatılmış. Kondüktör de bileti işaretleyip gitmiş. Mühendisler bayılmışlar bu işe ve dönüşte aynı numarayı kendileri de yapmaya karar vermişler. Seminer bitince yine aynı ekip istasyona gitmişler, mühendisler bir tane bilet almış, işletmeciler hiç bilet almadan trene binmişler. Mühendisler biletsiz nasıl seyahat edeceklerini sorunca yine aynı cevabı almışlar:
– Bekleyin göreceksiniz.
Kondüktör bilet kontrolüne başlayınca mühendisler hemen birlikte tuvalete girmişler. İşletmeciler de diğer tuvalete girmiş. 5 dakika sonra işletmecilerden birisi tuvaletten çıkıp diğer tuvaletin kapısını çalmış, kapı aralanıp içeriden bir bilet uzanmış. İşletmeci bileti alıp diğer tuvalete girmiş ve kondüktörü beklemeye başlamışlar…
mühendislerden en genç olanı tuvaletten çıkıp diğer tuvaletin kapısını çalmış…
İşletmeciler kapıyı bile açmadan :

Hadi lan, bizim numaramızı bize mi yedirecen…

adli tabip

Avukat adli tabibi sorguya çekiyordu: 
- Ölüm evrakını imzalamadan önce adamın nabzına bakmış mıydınız ? 
- Hayır. 
- Kalbini dinlemiş miydiniz ? 
- Hayır. 
- Nefes alıp almadığını kontrol etmiş miydiniz ? 
- Hayır.
- Öyleyse, ölüm evrakını imzalamadan önce adamın ölü olduğundan emin olmak için gereken hiç bir işlemi yapmadınız, değil mi ? 
Tabibin sabrı taştı: 
- Pekala, şöyle söyleyeyim: Adamın beyni masamdaydı, fakat bütün bildiğim, onun bir yerlerde hala hukuk tahsili yapıyor olabileceğidir....

deli

Tımarhanedeki delilerin sıra ile bir baca deliğine baktıklarını gören doktor ne yaptıklarını merak edip sorar. 
-Orada ne yapıyorsunuz?
Deliler içeride ne var diye merak ettiklerini söylerler. Doktor da merak edip gelir bakar.Fakat hiç bir şey olmadığını görünce delilere kızar ve: 
-burada hiç bir şey yok der. 
Delilerden birisi doktora dönerek:
-Biz yıllardan beri bakıyoruz bir şey göremedik sen galiba delisin bir defa bakmakla mı göreceğini zannettin??!!
der.

Artık Takmıyorum

Adamın biri şidddetli ishal şikayetiyle Çapa Hastanesine başvurur. İşlemleri devam ederken karışan kağıtlar sonucunda adamı psikiyatri servisine havale ederler. Aradan 15 gün geçip taburcu olma günü gelince arkadaşı bizim adamı karşılamaya gelir:
-Nasıl oldu geçti mi ishal? 
der arkadaşı. 
Bizimki ise : 
-Hayır geçmedi ama artık takmıyorum.